Category: Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

DİL HAREKETLERİ:
 Dili dışarı çıkarmak
 Dili dudakların sağına soluna değdirmek
 Dili dışarı içeri çekmek
 Dili buruna doğru sokmak
 Dili çeneye doğru çıkarmak
 Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmak
 Dil ile dudakları yalama.(yuvarlayarak)
 Dili üst ön dişlere değdirme
 Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)
 Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirme
 Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirme
 Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)
 Dil ile dudakları ıslatma

DUDAK HAREKETLERİ
 Dudakları yanlara doğru(alt-üst)çekerek dişleri bitişik vaziyette gösterme
 Üst dişleri gösterme
 Alt dişleri gösterme
 Üst dudağı ısırma
 Alt dudağı ısırma
 İki dudağı da ağız içine almak
 Alt dudağı dışa döndürmek
 U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmak
 Dudakları birbiriyle içe doğru sıkıştırmak
 Kalemi dudakları arasında tutmak
 Ruju dağıttığımız gibi iki dudağı birbirine sürtme değdirme

YANAK HAREKETLERİ
 İki yanağı aynı anda şişirme
 Sağ yanağı şişirme
 Sol yanağı şişirme
 Soldan sağa sağdan sola sürekli yanak şişirme
 İki yanağı dişler arasına çekme
 Dil ile sağ yanağı şişirme
 Dil ile sol yanağı şişirme

MİMİKLER
 Hayret
 Gülmek
 Kızmak
 Ciddi
 Korku
 Üzüntü
 Uyku
 Ağlamak
 Evet
 Hayır

ÇENE HAREKETLERİ
 Ağzı (çeneler gergin)açmak-kapatmak
 Alt çeneyi (ağız açık) sağa sola hareket ettirmek
 Alt çeneyi (ağız kapalı) sağa sola hareket ettirmek
 Soldan sağa sağdan sola sürekli yanakları şişirme
 İki yanağını dişler arasına çekmek
 Dil ile sağ yanağı şişirme
 Dil ile sol yanağı şişirme

BURUN HAREKETLERİ
 Burunu buruşturarak yukarı çekmek
 Burun deliklerini açmak

DİL GELİŞİM ALANI VE EGZERSİZLERİ

NEFES ALMA
 Ağızda üfleme (dudaklar kapalı durumda)
 Burundan nefes alıp burundan verme
 Burundan nefes alıp ağızdan verme
 Ağızdan nefes alıp burundan verme
 Kamış(pipet) ile hava çekme
 Burundan iki defa nefes alıp, iki defa verme
 Ağızdan iki defa nefes alıp iki defa ağızdan verme
 Kağıt,pamuk,pinpon topu vb. bol nefes ile nesneyi üfleme (yakın-uzak mesafe)
 Nefesli müzik aleti çalma
 Balon şişirme
 Islık çalma
 Burun çekmek
 Öksürmek
 Horlama
 Esnemek
 İç çekmek

GIRTLAK HAREKETLERİ

 Tükürerek yutkunma
 Su yutma
 Gargara yapma
 Gırtlaktan öksürme (ses ayarlama)

DİL GELİŞİM EGZERSİZLERİNİN UYGULANMA YÖNTEMLERİ

A Konuşma Organlarının Çalıştırılması

1- Emmek: Kamış kullanarak değişik içeceklerin içirilmesi. Eğer kamışı çocuk ağzında tutamıyorsa kamışın etrafına lastik sararak yada farklı şeylerle destekleyerek kamışın ağız kısmı kalınlaştırılabilir.
– Alıştırmaya başlangıç olarak 9 mm lik hortumlarda kullanılabilir(gerekli ise)
– Emmeyi öğretmek;Terapist kamışı meyve suyunun içine sokar emerek kamışa meyve suyunu çeker.Üst kısmından kamışı kapatarak kamışı bardaktan çıkarır.Kamışı düz olarak çocuğun ağzına sokar.Çocuk kamışın içindeki meyve suyunu bu şekilde emer.İkinci aşamada kamış biraz daha havaya kaldırılır ve kamış bu pozisyonda iken meyve suyunu emer.
Not:Terapist çocuğa emme sonrası davranışları gösterir.Ağzını şapırdatır.”mmm çok güzel”gibi sözel uyarılar verir.

2- Üflemek: Öncelikle derin nefes alıp verme nefes alırken “f ve p”sesini çıkarmak gibi çalışmalar yapılmalıdır.
– Küçük bir mumu söndürmek
– Küçük renkli makyaj pamukları araç olarak kullanılabilir.Pamuk masaya konur çocuk üfleyerek pamuğu hareket ettirir.
– Bir kase deterjanlı su hazırlanır.Çocuk kamışla üfleyerek balonlar yapmaya çalışır.
– İçinde küçük bir top olan plastik düdük üflemeye çalışır.
– Küçük plastik bir borazan (flüt)ile üfleme çalışılır.
– Bir pinpon topu ile üfleyerek masada oyun oynanır.

3- Çiğneme: Çiğneme dil dudak ve yanak kaslarının ortaklaşa çalışmasıyla ortaya çıkan bir harekettir.
Yanak:Dil çiğneme de aşağıdan yukarı ,yukarıdan aşağı doğru dairesel hareketler yapar.
Isırmak:Çocuğa elma havuç gibi katı yiyecekler vererek ısırması istenir.
Sağ ve Sol yanakta çiğneme:Bir parça bisküvi çocuğun bir yanağının içine konulur.Çocuk dil yardımı ile bisküviyi yanaktan alır ve çiğner.Aynı çalışma diğer yanakta da yapılır.
Ağız kapalı çiğnemek:Bu çalışma için çok zor bir harekettir.Sürekli alıştırma gerekir.(haşlanmış patates gibi yumuşak katı yiyeceklerle çalışılır)
– Çocuğa 30sn süre ile çiklet çiğnetilir.

Dil:
Çocuğun dilinin ucuna bir parça bisküvi konulur.Çocuk bisküviyi dil yardımı ile ağzının içine alır.
Bir parça reçel ve çikolata (saralle gibi)çocuğun üst dişi ile dudağı arasına konur,çocuk dili yardımı ile bunu ağzına alır ve çiğner.

Dilin Yön Değiştirme Hareketleri:
– Bir parça reçel veya çikolata çocuğun yanağının içine konur.Çocuk dili ile ağzına iter ve çiğner.
– Bir parça lokum çocuğa verilir ve çiğnemesi istenir.
– Küçük bir parça bisküvi çocuğun yanak içlerine diş etlerinin üzerine konur.Çocuk dili ile bunu alıp çiğnemeye çalışır.(önce bir sonra diğer yanağa)
– Sağ ve sol yanak içine aynı anda birer parça bisküvi konur.Çocuk yanak içine konan bisküvilerin ikisini birden ağız içine alıp çiğnemeye çalışır.
– Küçük bir kaşık çocuğun ağzına sokulur ve kaşık dilin üzerine bastırılır.Çocuk bunu dilini kaldırarak karşı koymak isteyecektir.Çocuk bu tepkiyi verince diş fırçası ile çocuğun dilinin üzeri hafif hafif fırçalanır.

Dil Çıkarma Alıştırmaları:
– Çocuğun dudaklarına reçel sürülür,çocuk reçeli yalamaya çalışır.
– Bir lolipop alınıp,çocuğun bunu yalamaya çalışması sağlanır.
– Dudakların alt ve üst kısmına (bıyık yerine ve çene üstüne )reçel sürülür.Çocuk dilini üst ve alta mümkün olduğu kadar uzatmaya çalışarak reçelleri yalamaya çalışır.

Dili İçe Çekme Çalışmaları:
– Çocuğun dilinin ucuna bir parça çikolata bisküvi konulur çocuk dilini içeri çekerek yiyeceği çiğnemeye çalışır.
– Biraz seloteyp veya bandı çocuğun dil ucuna sarılır.Bu bant hafifçe çekilerek dil dışarıya çıkarılmaya çalışılır.

Dudak Hareketleri:
Hareketlerin Taklidi:Çocuğa üzerinde çeşitli yüz mimiklerinin bulunduğu kartlar verilir.(ağlama,gülme,kızma,üzülme vb.)ve çocuktan bunları taklit etmesi istenir.
Duvara asılı bir ayna karşısında çocuk ile birlikte geçilir dudak çeşitli şekillere sokulur ve çocuktan yapması istenir.
Terapist çocukla karşılıklı oturup, gülme, kızgınlık, somurtma, sırıtma, öpme, hapşurma vb. hareketlerini tekrarlar.
Çocuk düğmeyi dişleri ile dudak arasına koyar,terapist lastiği hafifçe çeker ve hafifçe lastiğe vurur lastik hareket eder,çocuk bu hareketi dudaklarında hisseder.Aynı çalışma düğme ağız içinde dudakta yapılabilir.

Kamışla meyve suyu ve başka içecekler içirilir.Bir kaşığa biraz yiyecek konulur,çocuğun ağzına doğru uzatılır.Çocuk üst dudağı yardımı ile yiyeceği kaşıktan almaya çalışır.Terapist kaşığı yavaşça çekerek çocuğa yardımcı olur.

Ağız Alıştırmaları:
Terapist çeşitli dil dudak ve çene hareketleri yaparak çocuktan bu hareketleri taklit etmesini ister.
Bir tabağa reçel yada süt konulur çocukla birlikte yalama çalışması yapılır.
Çocuğa dondurma,şeker ve lolipop yalatılmaya çalışılır.
Çocukla derin nefes alma,yanakları şişirme,üfleme çalışmaları yapılır.

TEMEL ALIŞTIRMALAR
– Dili diş ve dudaklar arasından çıkarma(ağız açık olarak)
– Dili içeri çekme
– Dili ağız dışında sağa sola hareket ettirmek
– Dilin arka kısmını yukarı kaldırmak.

Çeşitli dudak hareketleri yaparak aşağıdaki gibi sesler çıkarır.
a) “cık”sesi
b) b)Elini ağzına vurarak kızıl derili gibi “aaa” sesi
c) c)Ağız şapırdatma sesi
d) d)Öpme sesi

Çocuk terapistin ağzına elini değdirip ağız kapalı”mm”sesi çıkarılır sonra çocuğun ağzına eli değdirilir çocukta aynı şekilde “mm”sesi çıkarır.

Ağız Kapatma Alıştırmaları
Terapist küçük bir kağıt parçasını dudaklarının arasına koyar ve dudakların arasında 5-10 sn tutar. Daha sonra aynı hareketi çocuğunuzdan yapmasını isteyiniz.

Bir oyuncağa ip takılır (tekerlekli araba gibi) ipin bir ucunda da bir düğme takılır. Çocuk düğmeyi dişleri ile dudakları arasında tutar ve dudaklarını sıkıca kapatır.Düğmeyi dudakları ile oyuncağı hareket ettirir.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with:

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

Dil Ve İletişim Becerileri Kazandırmada İşitsel Ve Görsel Hafızanın Geliştirilmesi

I. Dinlemek ve Temel Konuşma İlkeleri
A . Sesin Geldiği Yönü Anlamak:
1. Terapist çocuğun arkasında durarak herhangi bir ses verir. “ses nereden geliyor” sorusunu sorar. Bu alıştırmada çocuk önce sesi dinlemeli ve sonra başını sesin geldiği yöne çevirmelidir.
2. Terapist çocuğun dikkatini çevreden gelen işitsel uyaranlara çeker. Su sesi, saat zili, telefon, araba, kapı sesi gibi sesleri bu alıştırma için kullanır. Çocuğa seslerin tek tek nereden geldiğini sorar.
3. Terapist küçük bir müzik kutusu kullanır. Çocuğu odadan çıkarır ve müzik kutusunu kurarak bir yere saklar. Sonra çocuğu odaya alır. Çocuk sesi dinleyerek sesin geldiği yeri tayin eder ve müzik kutusunu bulur. Sesin geldiği yeri bulamazsa terapist yardım eder.
B. Sesleri Ayırabilmek:
1. Çocuğa farklı sesi olan iki nesne gösterilir(düdük, trampet vb.). daha sonra bu nesnelerin sesleri dinlettirilir.
“bak bu trampet, sesini dinle”
“bak bu düdük, sesini dinle” şeklinde çalışma yapılır.
2. Terapist yukarıdaki nesnelerden birini çocuğun görüş alanından çıkarır. Sonra bu nesnenin sesini verir. Sonra çocuğa: “ne sesi” diye sorar. Çocuk cevap verdikten sonra “nereden geldi” sorusunu sorar. Çocuktan doğru davranışı bekler eğer davranışı çocuk gerçekleştiremezse terapist yardım eder.
3. Terapist düdük sesini çocuğun önünden, arkasından, başının üzerinden, yanından verir. “bak şimdi ses arkanda”, “bak şimdi ses başının üzerinde” gibi açıklamalar yapar.
4. Bu alıştırmada verilen iki ses üç sese çıkarılır. Terapist, çocuğun gözleri kapalı bir durumda bu üç sesi verir. Daha sonra yeni sesin hangi nesneye ait olduğunu sorar.
5. Terapist çalışmaya başlamadan önce teybe çocuğun tanıdığı bazı sesleri kaydeder. Çocuğa her bir ses ayrı ayrı dinlettirilir. Her sesin ne sesi olduğunu sorar. Eğer çocuk sesi tanıyamazsa ses tekrar dinlettirilir ve çocuğun bulması sağlanır.
6. Terapist önceden teybe hızlı ve yavaş ritimde alınmış sesleri çocuğa dinlettirir. Çocuğun bu seslerle bir hareket yapması istenir. Örneğin hızlı ritimdeki sesi duyduğu zaman ellerini hızlı hızlı, yavaş ritimdeki sesi duyduğu zaman ellerini yavaş yavaş çırpması istenir. Çalışma başında terapist çocuğa nasıl yapması gerektiğini göstererek model olur.
C. Görsel ve İşitsel Algıyı Geliştirmek:
1. Görsel algıyı geliştirmek:
1. Çocuğun gördüklerini algılayabilmesi, anlayabilmesidir. Bu becerilerin gelişmesi için, çok basit bir alıştırma verilmiştir.
a. Terapist ve çocuk karşılıklı dururlar. Terapist çeşitli hareketler yapar. Hareketleri çocuğun da yapmasını ister. Çocuk, terapistin yaptığı hareketlere dikkatle bakar ve aynısını yapmaya çalışır. Bu hareketler: oturmak, gülmek, kalkmak, yürümek vb. gibi olabilir.
b. Birinci alıştırmadan sonra gördüğü ve işittiği hareketleri birleştirmesi istenir. Terapist “şimdi oturuyorum, sende otur” gibi açıklama yapar ve çocuktan davranışı yapmasını ister. Daha sonraları terapist sadece yönerge verir ve çocuk davranışı yerine getirir.
II. İşitsel Algıyı Geliştirmek:
Çocuğun kendine söylenilenleri, çevresindeki sesleri anlayabilmesi, algılayabilmesidir. Bu becerinin kazanılmasıyla, işittikleriyle çeşitli hareketleri birleştirebilir. Çalışma iki aşamada yapılır.
II.A. Sözcükler ve Kelimelerle Yapılan Çalışmalar,
a.1. çocuğa tek kelimelik emirler verilir. “gel, otur, al, getir vb.” çocuğun bu emirlere uyması istenir.
a.2. Emirdeki kelime sayısı artırılır. “ellerini başının üstüne koy”, “topu bana at” gibi.
a.3. Daha çok kelimeli cümleler kullanır. “ellerini başının üstüne koy ve gözlerini kapat”, “ellerini havaya kaldır ve zıpla” gibi. Bu emirler oyun şeklinde yapılabilir.
Bu üç alıştırma mutlaka sıra ile uygulanmalıdır. Çocuk alıştırmanın her aşamasını yavaş yavaş geçecektir. Çabuk geçmesi için zorlanmamalıdır.
II.B. Seslerle Yapılan Çalışmalar,
Aşağıdaki alıştırmalardan çocuğun hareketleri duyduğu seslerle birleştirilmelidir. Ses olarak zil sesi seçilmiştir. Terapist ve çocuk karşılıklı otururlar.
b.1. Terapist sırasıyla aşağıdaki yönergeleri verir.
– Ben zil çalınca ayağa kalk (kesinlikle sözel olarak ayağa kalk denmemelidir).
– Zil çalınca kollarını kaldır.
– Zil çalınca ellerini çırp.
– Zil çalınca ayağa kalk, ellerini çırp.
b.2. Bu alıştırmada trampet kullanılır. Terapist hızlı ve yavaş ritimde trampet çalar. Çocuktan hızlı ritimde koşması, yavaş ritimde yürümesi istenir.
D. Görsel ve İşitsel Algının Birlikte Geliştirilmesi:
1. Çocuğa 5 resim kartı verilir. Kartlarda çocuğun tanıdığı hayvanların resimleri vardır. Çocuğun önüne beş resim konur. Terapist bu hayvanlardan birinin sesini verir ve “hangi hayvan bu sesi verir” diye yönerge verir. Terapist hayvanların isimlerini söylememelidir.
2. Çocuğa 5 resim kartı verilir. Kartlarda çocuğun iyi tanıdığı nesnelerin resimleri vardır. Bu nesnelerin çıkardıkları sesler daha önceden teybe alınır. Çocuğa teypten bir ses dinlettirilir ve “bu sesi hangisi verir” diye yönerge verilir.
3. Çocuğa yine çeşitli nesnelerin resimleri verilir. Bu kez nesnelerin isimleriyle resimlerin birleştirilmesi istenir (ev, top, makas, araba, balık resimleri kullanılır). “hangisi ev”, “hangisi top” gibi yönergeler verilir.
4. Yine resimler kullanılır. Bardak, palto, çatal, ayakkabı vb. bu alıştırmada nesnelerin işlevleriyle ilgili sorular sorulur. “hangisini giyiyorum”, “hangisiyle su içiyorum” vb.
E. Görsel Ayırımın Geliştirilmesi:
Bu bölüm dikkatle bakarak tanıma içerir. Çocuk alıştırmaları yaparak görsel ayırım becerisini geliştirmeye çalışır.
1. Çocuğa üzerinde benzer şekiller veya resimler bulunan kağıtlar verilir. Resimler veya şekiller çoğaltılarak alıştırma çeşitlendirilir.
2. Çocuğa kartlar üzerinde hazırlanmış resimler verilir. Ancak resimlenen nesneler birer parçaları yanlıştır. Hiç kulağı olmayan at, tek bacaklı masa vb. terapist resimde yanlışlık olup olmadığını, varsa nerede olduğunu sorar. Çocuk birinci grup alıştırmaları yapabiliyorsa üzerinde bir olayı anlatan kartlar verilir. Ayakkabılarını eline giymiş bir çocuk, uçan bir köpek gibi. Yanlışlıklar çok belirgin olmalıdır.
3. Üzerinde çeşitli resimlerin ve gölgelerinin bulunduğu kartlar hazırlanır. Çocuk resimlerde gölgeleri eşleştirmeye çalışır. Resimler çoğaltılarak alıştırma daha karmaşık yapılabilir.
4. Terapist bir hareket yapar. Hiçbir sözlü yardım olmadan bunun tekrarını ister. Terapist bu kez birbiri ardından iki ya da üç hareketi birlikte yapar. Ve çocuk hareketleri tekrar etmeye çalışır.
5. Bu alıştırmada çocuk nesnelerle renkleri birleştirmeyi öğrenecektir. Terapist eline bir kitap alır ve “bu ne?” sorusunu sorar. Çocuk cevap verdikten sonra “ne renk?” sorusunu sorar. Çocuk kitabın rengini söylemelidir. Çocuk rengi söyleyememişse alıştırma renk eşleştirme olarak yaptırılabilir. Terapist “bu kitabın renginden olan bir nesne göster” şeklinde yönerge verebilir.
6. Bu alıştırma çocuğa uzaklık-yakınlık kavramını kazandırmayı amaçlar. Terapist bir kağıt üzerine belli uzaklıkta iki nokta ya da iki işaret koyar. Çocuktan aralarında aynı uzaklık olan iki nokta ya da işaret koyması istenir.
F. İşitsel Ayırımın Gelişmesi:
1. Terapist çocuğun gözlerini bağlar ve çocuğun iyi tanıdığı bir sesi verir. Bu su sesi, ayak sesi vb olabilir ve çocuğa “bu ne sesi” yönergesini verir.
2. Terapist önce çocuğa farklı sesleri olan 3-4 enstrüman gösterir. Bu enstrümanların seslerini dinletir. Enstrümanları dinletirken isimlerini açıklar. Sonra çocuğun gözleri bağlanır ve arkasına döndürülür. Enstrümanın sesi dinlettirilerek sesin hangi enstrümana ait olduğu buldurulur.
3. Grup oyunu oynanır. Bir çocuğun gözleri bağlanır. Gruptan bir başka çocuk konuşturulur. Gözleri bağlı olan çocuktan kimin konuştuğunu bilmesi istenir.
4. Terapist çocuğa bir öykü anlatır. Öykünün içinde sık sık çocuğun ismi geçmelidir. Çocuk ismi geçtiği zamanlarda “bu benim ismim der” ya da el kaldırabilir. Çocuk konuşamıyorsa ve de isminin geçtiğini el kaldırarak belirtemiyorsa, terapist çocuğun yüz ifadesine bakar, dikkat eder. Çocuğun ismini fark edip fark etmediğini anlamaya çalışır.
5. Çocuğa iki kısa cümle söylenir ve bu iki cümlede de geçen aynı kelimeyi bulması istenir.
6. Üzerinde çocuğun iyi tanıdığı nesnelerin resimleri olan kartlar hazırlanır. Terapist çocuğa bir resmi gösterir. Resimdeki nesnenin ismini yanlış söyler. Çocuk yanlışlığı fark etmelidir.
G. Görsel Hafızanın Geliştirilmesi:
Bu grup alıştırmada çocuk belli bir sırayı hatırlama çalışması yapacaktır.
1. Grup oyunudur. Bir çocuk sınıfta belli bir yerde durur. Diğer çocuklar onun giysilerine dikkatlice bakacaklardır. Daha sonra giysilerine bakılan çocuk dışarı çıkacaktır. Giysilerinde bir değişiklik yapar. Ayakkabılarını ters giyer, düğmelerini açar vb. tekrar sınıfa girer çocuklar ona bakarak değişikliği fark etmeye çalışırlar.
2. Masanın üzerine 3-4 tane resim kartı konur. Resimler çocuğun iyi tanıdığı resimlerden oluşmuştur. Resimler belli bir sıra ile dizilir. Çocuk resimlerin diziliş sırasına bakar. Sonra resimler ters çevrilir. Terapist “hangi resim ev”, “hangi resim at” gibi yönergeler vererek nesnelerin yerini gösterir.
3. İki çocuk karşılıklı dururlar. Birbirilerinin giysilerine dikkatle bakarlar. Sonra gözlerini kapatarak birbirlerinin giysilerini hatırlamaya çalışırlar.
4. Çocuğa evdeki eşyaların yerleri, giysilerinin renkleri sorulur ve hatırlaması istenir.
5. Önceden hazırlanan noktalı kağıda terapist bir şekil çizer. Çocukta noktalı kağıda terapistin kullandığı kadar nokta kullanarak aynı şekli çizmeye çalışır.
6. Grup oyunudur. Çocuk arkadaşlarına dikkatlice bakar. Sonra arkasını dönerek hangi arkadaşlarını gördüğünü hatırlamaya çalışır.
7. Öğretmen bir tepsiye çeşitli nesneler koyar. Çocuk tepsiye dikkatlice bakar. Sonra gözlerini kapatarak tepside nelerin olduğunu hatırlamaya çalışır.
a. Çocuk gözlerini kapattıktan sonra terapist tepsiden bir nesneyi alır. çocuk gözlerini açar ve eksik olan nesneyi bulmak ister.
b. Çocuk gözlerini kapattıktan sonra terapist tepsiye bir nesne koyar. Çocuk gözlerini açar. Terapist fazla olan nesneyi bulması için çocuğa yönerge verir.
c. Terapist tepsiye koyduğu nesnelerin yerlerini değiştirir. Çocuk ilk diziliş sırasını hatırlamaya çalışır.
H. İşitsel Hafızının Geliştirilmesi:
1. Terapist belli bir ritimle trampet çalar. Çocukta aynı ritimde çalmaya çalışır.
2. Terapist, çocuğa kolay hatırlayacağı bir öykü anlatır: “büyük kahverengi bir köpeğin küçük bir kemiği vardı. Köpek büyük bir çukur kazıp kemiği içine koydu. Çukuru kumla kapattı. Kuyruğunu salladı, çünkü o çok mutluydu”. Öyküyü anlattıktan sonra öyküyle ilgili sorular sorar.
a. Köpek büyük mü? küçük mü?
b. Köpeğin nesi vardı?
c. Köpek kemiği ne yaptı?
d. Köpek mutlu muydu?
e. Köpek neden kuyruğunu salladı?
Bu sorular çocuğun hafızasını kullanmasını sağlar. Öykü resim kartlarıyla anlatılırsa daha başarılı olur.
3. Terapist bir kelime dizisi verir. Köpek-bardak-kalem çocuk bu diziyi sıra bozmadan tekrar etmelidir.
a. b. harf dizisi verir. B-t-d-k çocuk sırayı bozmadan tekrar etmelidir.
b. c. sayı dizisi verilir. 5-2-8-9-4 çocuktan tekrar etmesi istenir.
c. Çocuğa tekrar etmesi için bir dizi verirken çocuğun yaşı göz önünde tutulmalıdır.
3 yaş için 3 harf, 3 sayı, 5 hece
4 yaş için 4 harf, 4 sayı, 5 hece
5 yaş için 5 harf, 5 sayı, 5 hece verilmelidir. Normal çocuklar 3 harften 4 harfe bir senede geçerler. Ancak ağır öğrenen veya geri çocukların daha uzun süreye gereksinimleri vardır. 2 kelime 2 harften başlamak her çocuk için daha başarılı sonuçlar verir.
3. Terapist kelime, harf, sayı dizisi verir. Çocuk bu kez diziyi tam tersinden tekrar etmelidir. “At-ev-okul” dizisi “okul-ev-at” olarak tekrar edilir.
4. Grup oyunudur. Her çocuk bayramda annesinden ne istediğini söyler.
§ Birinci çocuk ben “ben kitap istiyorum.”
§ İkinci çocuk “ben top istiyorum.”
§ Üçüncü çocuk “ben bir bebek istiyorum.” Şeklinde isteklerini sıralar. Sonra çocuk kalkarak her arkadaşının ne istediğini hatırlamaya çalışır.
5. Terapist masaya 3-4 tane oyuncak koyar. Top, kürek, bebek kova vs. sonra hep beraber masadan 1.5 m. uzağa giderler. Çocuğa “bana masadan top getir. Çocuk masaya gidip topu almalı ve terapiste getirmelidir.
6. Bir önceki alıştırmanın devamı şeklindedir. Terapist masaya üç dört tane resim koyar. Kartlarda çocuğun kolayca tanıyabileceği resimler vardır. Masadan 1.5 m. uzaklaşırlar ve terapist bana “bana top resmini getir” der. Çocuk masaya gidip top resmini almalı ve terapiste getirmelidir.
7. Alıştırma 4.5 m. uzaklıktan tekrar edilir.
8. Aynı çalışma 1.5 m. uzaklıktan tekrar edilir fakat bu kez terapist çocuktan resim ister. “bana top ve ev resimlerini getir” der.
9. Aynı çalışma değişik uygulanır. Resim kartları masanın üzerine yayılmaz. Bir kutuya konur. Terapist “bana kutudan top resmini getir” der.
10. Terapist çocuğa iki aşamalı bir emir verir. “Topu al, masaya koy.” gibi.
11. Terapist çocuğa 11. alıştırmadaki emre birde vücut hareketi ekler. “Önce zıpla, sonra topu al, masaya koy” gibi.
12. Terapist kısa bir öyküyü anlatır. Anlatılan öyküde her kişi tek bir işi yapmalı. “Anne yemek hazırlıyordu. Çocuk annenin yanına oturdu. Baba geldi gazete okudu gibi bir öykü seçilebilir.çocuk öyküyü okuduğu gibi tekrar etmelidir. Öyküye başlaması, anne, çocuk, baba sırasını takip etmesi önemlidir. Cümlelerin yanlışlığı veya bozuk telaffuzu bu alıştırmada önemli değildir.
13. Terapist iki aşamalı bir emir verir. Ancak emir verirken iki aşama arasında bekler. “Sınıfa git, bekle. Bir defter getir.” Çocuk önce emri “sınıfa gider, defter getireceğim şeklinde tekrarlar, sonra emri yerine getirir.
14. Terapist çocuklara küçük tekerlemeler, şarkılar öğretir.
15. Terapist küçük öyküler anlatır. Çocuktan da anlatmasını ister.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with: , ,

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

DİL GELİŞİM EGZERSİZLERİ

DİL HAREKETLERİ:
 Dili dışarı çıkarmak
 Dili dudakların sağına soluna değdirmek
 Dili dışarı içeri çekmek
 Dili buruna doğru sokmak
 Dili çeneye doğru çıkarmak
 Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmak
 Dil ile dudakları yalama.(yuvarlayarak)
 Dili üst ön dişlere değdirme
 Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)
 Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirme
 Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirme
 Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)
 Dil ile dudakları ıslatma

DUDAK HAREKETLERİ
 Dudakları yanlara doğru(alt-üst)çekerek dişleri bitişik vaziyette gösterme
 Üst dişleri gösterme
 Alt dişleri gösterme
 Üst dudağı ısırma
 Alt dudağı ısırma
 İki dudağı da ağız içine almak
 Alt dudağı dışa döndürmek
 U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmak
 Dudakları birbiriyle içe doğru sıkıştırmak
 Kalemi dudakları arasında tutmak
 Ruju dağıttığımız gibi iki dudağı birbirine sürtme değdirme

YANAK HAREKETLERİ
 İki yanağı aynı anda şişirme
 Sağ yanağı şişirme
 Sol yanağı şişirme
 Soldan sağa sağdan sola sürekli yanak şişirme
 İki yanağı dişler arasına çekme
 Dil ile sağ yanağı şişirme
 Dil ile sol yanağı şişirme

MİMİKLER
 Hayret
 Gülmek
 Kızmak
 Ciddi
 Korku
 Üzüntü
 Uyku
 Ağlamak
 Evet
 Hayır

ÇENE HAREKETLERİ
 Ağzı (çeneler gergin)açmak-kapatmak
 Alt çeneyi (ağız açık) sağa sola hareket ettirmek
 Alt çeneyi (ağız kapalı) sağa sola hareket ettirmek
 Soldan sağa sağdan sola sürekli yanakları şişirme
 İki yanağını dişler arasına çekmek
 Dil ile sağ yanağı şişirme
 Dil ile sol yanağı şişirme

BURUN HAREKETLERİ
 Burunu buruşturarak yukarı çekmek
 Burun deliklerini açmak

DİL GELİŞİM ALANI VE EGZERSİZLERİ

NEFES ALMA
 Ağızda üfleme (dudaklar kapalı durumda)
 Burundan nefes alıp burundan verme
 Burundan nefes alıp ağızdan verme
 Ağızdan nefes alıp burundan verme
 Kamış(pipet) ile hava çekme
 Burundan iki defa nefes alıp, iki defa verme
 Ağızdan iki defa nefes alıp iki defa ağızdan verme
 Kağıt,pamuk,pinpon topu vb. bol nefes ile nesneyi üfleme (yakın-uzak mesafe)
 Nefesli müzik aleti çalma
 Balon şişirme
 Islık çalma
 Burun çekmek
 Öksürmek
 Horlama
 Esnemek
 İç çekmek

GIRTLAK HAREKETLERİ

 Tükürerek yutkunma
 Su yutma
 Gargara yapma
 Gırtlaktan öksürme (ses ayarlama)

DİL GELİŞİM EGZERSİZLERİNİN UYGULANMA YÖNTEMLERİ

A Konuşma Organlarının Çalıştırılması

1- Emmek: Kamış kullanarak değişik içeceklerin içirilmesi. Eğer kamışı çocuk ağzında tutamıyorsa kamışın etrafına lastik sararak yada farklı şeylerle destekleyerek kamışın ağız kısmı kalınlaştırılabilir.
– Alıştırmaya başlangıç olarak 9 mm lik hortumlarda kullanılabilir(gerekli ise)
– Emmeyi öğretmek;Terapist kamışı meyve suyunun içine sokar emerek kamışa meyve suyunu çeker.Üst kısmından kamışı kapatarak kamışı bardaktan çıkarır.Kamışı düz olarak çocuğun ağzına sokar.Çocuk kamışın içindeki meyve suyunu bu şekilde emer.İkinci aşamada kamış biraz daha havaya kaldırılır ve kamış bu pozisyonda iken meyve suyunu emer.
Not:Terapist çocuğa emme sonrası davranışları gösterir.Ağzını şapırdatır.”mmm çok güzel”gibi sözel uyarılar verir.

2- Üflemek: Öncelikle derin nefes alıp verme nefes alırken “f ve p”sesini çıkarmak gibi çalışmalar yapılmalıdır.
– Küçük bir mumu söndürmek
– Küçük renkli makyaj pamukları araç olarak kullanılabilir.Pamuk masaya konur çocuk üfleyerek pamuğu hareket ettirir.
– Bir kase deterjanlı su hazırlanır.Çocuk kamışla üfleyerek balonlar yapmaya çalışır.
– İçinde küçük bir top olan plastik düdük üflemeye çalışır.
– Küçük plastik bir borazan (flüt)ile üfleme çalışılır.
– Bir pinpon topu ile üfleyerek masada oyun oynanır.

3- Çiğneme: Çiğneme dil dudak ve yanak kaslarının ortaklaşa çalışmasıyla ortaya çıkan bir harekettir.
Yanak:Dil çiğneme de aşağıdan yukarı ,yukarıdan aşağı doğru dairesel hareketler yapar.
Isırmak:Çocuğa elma havuç gibi katı yiyecekler vererek ısırması istenir.
Sağ ve Sol yanakta çiğneme:Bir parça bisküvi çocuğun bir yanağının içine konulur.Çocuk dil yardımı ile bisküviyi yanaktan alır ve çiğner.Aynı çalışma diğer yanakta da yapılır.
Ağız kapalı çiğnemek:Bu çalışma için çok zor bir harekettir.Sürekli alıştırma gerekir.(haşlanmış patates gibi yumuşak katı yiyeceklerle çalışılır)
– Çocuğa 30sn süre ile çiklet çiğnetilir.

Dil:
Çocuğun dilinin ucuna bir parça bisküvi konulur.Çocuk bisküviyi dil yardımı ile ağzının içine alır.
Bir parça reçel ve çikolata (saralle gibi)çocuğun üst dişi ile dudağı arasına konur,çocuk dili yardımı ile bunu ağzına alır ve çiğner.

Dilin Yön Değiştirme Hareketleri:
– Bir parça reçel veya çikolata çocuğun yanağının içine konur.Çocuk dili ile ağzına iter ve çiğner.
– Bir parça lokum çocuğa verilir ve çiğnemesi istenir.
– Küçük bir parça bisküvi çocuğun yanak içlerine diş etlerinin üzerine konur.Çocuk dili ile bunu alıp çiğnemeye çalışır.(önce bir sonra diğer yanağa)
– Sağ ve sol yanak içine aynı anda birer parça bisküvi konur.Çocuk yanak içine konan bisküvilerin ikisini birden ağız içine alıp çiğnemeye çalışır.
– Küçük bir kaşık çocuğun ağzına sokulur ve kaşık dilin üzerine bastırılır.Çocuk bunu dilini kaldırarak karşı koymak isteyecektir.Çocuk bu tepkiyi verince diş fırçası ile çocuğun dilinin üzeri hafif hafif fırçalanır.

Dil Çıkarma Alıştırmaları:
– Çocuğun dudaklarına reçel sürülür,çocuk reçeli yalamaya çalışır.
– Bir lolipop alınıp,çocuğun bunu yalamaya çalışması sağlanır.
– Dudakların alt ve üst kısmına (bıyık yerine ve çene üstüne )reçel sürülür.Çocuk dilini üst ve alta mümkün olduğu kadar uzatmaya çalışarak reçelleri yalamaya çalışır.

Dili İçe Çekme Çalışmaları:
– Çocuğun dilinin ucuna bir parça çikolata bisküvi konulur çocuk dilini içeri çekerek yiyeceği çiğnemeye çalışır.
– Biraz seloteyp veya bandı çocuğun dil ucuna sarılır.Bu bant hafifçe çekilerek dil dışarıya çıkarılmaya çalışılır.

Dudak Hareketleri:
Hareketlerin Taklidi:Çocuğa üzerinde çeşitli yüz mimiklerinin bulunduğu kartlar verilir.(ağlama,gülme,kızma,üzülme vb.)ve çocuktan bunları taklit etmesi istenir.
Duvara asılı bir ayna karşısında çocuk ile birlikte geçilir dudak çeşitli şekillere sokulur ve çocuktan yapması istenir.
Terapist çocukla karşılıklı oturup, gülme, kızgınlık, somurtma, sırıtma, öpme, hapşurma vb. hareketlerini tekrarlar.
Çocuk düğmeyi dişleri ile dudak arasına koyar,terapist lastiği hafifçe çeker ve hafifçe lastiğe vurur lastik hareket eder,çocuk bu hareketi dudaklarında hisseder.Aynı çalışma düğme ağız içinde dudakta yapılabilir.

Kamışla meyve suyu ve başka içecekler içirilir.Bir kaşığa biraz yiyecek konulur,çocuğun ağzına doğru uzatılır.Çocuk üst dudağı yardımı ile yiyeceği kaşıktan almaya çalışır.Terapist kaşığı yavaşça çekerek çocuğa yardımcı olur.

Ağız Alıştırmaları:
Terapist çeşitli dil dudak ve çene hareketleri yaparak çocuktan bu hareketleri taklit etmesini ister.
Bir tabağa reçel yada süt konulur çocukla birlikte yalama çalışması yapılır.
Çocuğa dondurma,şeker ve lolipop yalatılmaya çalışılır.
Çocukla derin nefes alma,yanakları şişirme,üfleme çalışmaları yapılır.

TEMEL ALIŞTIRMALAR
– Dili diş ve dudaklar arasından çıkarma(ağız açık olarak)
– Dili içeri çekme
– Dili ağız dışında sağa sola hareket ettirmek
– Dilin arka kısmını yukarı kaldırmak.

Çeşitli dudak hareketleri yaparak aşağıdaki gibi sesler çıkarır.
a) “cık”sesi
b) b)Elini ağzına vurarak kızıl derili gibi “aaa” sesi
c) c)Ağız şapırdatma sesi
d) d)Öpme sesi

Çocuk terapistin ağzına elini değdirip ağız kapalı”mm”sesi çıkarılır sonra çocuğun ağzına eli değdirilir çocukta aynı şekilde “mm”sesi çıkarır.

Ağız Kapatma Alıştırmaları
Terapist küçük bir kağıt parçasını dudaklarının arasına koyar ve dudakların arasında 5-10 sn tutar. Daha sonra aynı hareketi çocuğunuzdan yapmasını isteyiniz.

Bir oyuncağa ip takılır (tekerlekli araba gibi) ipin bir ucunda da bir düğme takılır. Çocuk düğmeyi dişleri ile dudakları arasında tutar ve dudaklarını sıkıca kapatır.Düğmeyi dudakları ile oyuncağı hareket ettirir.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with:

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

KONUŞMA ORGANLARINI KULLANMA ALIŞTIRMALARI
Bu grupta çocuk, dudak, dil, çene ve yüz kaslarını hareketlerini geliştirmek ve bunların ortak kullanmasını sağlayacak alıştırmalar yapacaktır. Bunlar emmek, çiğnemek, dudak ve ağız hareketlerini içeren alıştırmalardır. Bu alıştırmalara başlamadan önce dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Gelişimsel yetersizliği olan çocukların yeni öğrendiği bir beceri, davranış ve alışkanlığı hemen edinememeleridir. Çok kolay bir beceriyi edinmeleri aylar alabilir. Bu nedenle yetişkinler çok sabırlı olmalıdır.
EMMEK
Çocuğun dudağına, çenesine, yanaklarına, burun altlarına dokunarak uyarıcı verilir. Çocuk uyarıya tepki olarak ağzını açmaya çalışır.
Öğretmen iki elinin yardımıyla çocuğun ağzını açmaya çalışır. Dudaklarını alttan üstten tutarak “aç” der. Çocuk buna karşılık olarak ağzını kapatmak isteyecektir.
Kamış kullanarak emmek. Kamış kullanarak çok soğuk çay ve limonata verilir. İçeceğin çok keskin kokusu olmalıdır. Çocuk kamışı ağzında tutamıyorsa kamışın ucu kalınlaştırılabilir. Alıştırma başında 9 mmlik hortum kullanılabilir.
ÜFLEMEK
Bu bölümde alıştırmalara geçmeden önce çocuğa derin nefes alıp vermek, nefes alırken “f ve p” sesini çıkarmak gibi çalışmalar yaptırılmalıdır. Alıştırmalar kolaydan zora doğru olmalıdır.
Küçük bir mumu söndürmek, alevi küçük olacak şekilde mum özellikle küçük seçilmelidir.
Küçük renkli makyaj pamukları araç olarak kullanılabilir. Pamuk masaya konulur. Çocuk üfleyerek pamuğu hareket ettirmeye çalışır.
Bir kaseye deterjanlı su hazırlanır. Çocuk kamışla üfleyerek balonlar yapmaya çalışır.
ÇİĞNEMEK
Dili doğru kullanmak için yapılan tam dil hareketleridir. Çiğneme dil, dudak ve yanak kaslarının ortaklaşa çalışmasıyla ortaya çıkan harekettir.
A. Yanak
Isırmak, çocuğa elma ve havuç verilir. Çocuk bunları ısırmaya çalışır.
Sağ ve sol yanakta çiğnemek, öğretmen bir parça bisküviyi çocuğun bir yanağının içine koyar. Çocuk dil yardımıyla bisküviyi yanaktan alır ve çiğner. Aynı çalışma diğer dudakla da yapılır.
B. Dil
Çiğnemede dilin önemi çok büyüktür. Bu yüzden dil ile ilgili alıştırmalara ağırlık verilmelidir.
Öğretmen çocuğun dilinin ucuna bir parça bisküviyi koyar. Çocuk bisküviyi dili yardımıyla ağzının içine alarak çiğner.
Bir parça reçel veya fındık ezmesini üst dişleriyle dudak arasına koyar. Çocuk dili yardımıyla bunu ağzına alır ve çiğner.
B.1. Dilin Yön Değiştirme Hareketleri
Öğretmen bir parça reçel veya fındık ezmesini yanak içine koyar, çocuk bunu dili yardımıyla alır ve çiğner.
Öğretmen çocuğa küçük bir lokum parçası vererek çiğnemesini ister. Lokum yapışkan olduğu için kolayca hareket ettiremeyecektir. Öğretmen kürdanın ucuna taktığı küçük bir lokum parçasını tekrar çocuğun ağzına koyar. Çocuk kürdandan lokumu alıp çiğnemeye çalışır.
B.2. Dil çıkarım alıştırmaları
Çocuğun dudaklarına reçel sürülür. Çocuk reçeli yalamaya çalışır.
Öğretmen elinde lolipop tutar. Çocuk dil ucuyla lolipopu yalamaya çalışır.
İçinde yemek bitmiş kap yalattırılır.
B.3. Dili İçeri Çekme Çalışmaları
Öğretmen çocuğun dilinin ucuna bir parça bisküvi koyar. Çocuk dilini içeri çekip bisküviyi yer.
Öğretmen yara bandının birazını çocuğun dilinin ucuna yapıştırır ve çocuğun dilini dışarı çıkarmaya çalışır.
DUDAK HAREKETLERİ
Hareketin tekrarı
Öğretmen bu devrede eline bir kukla alır. Çocuk tüm dikkatini kuklaya çevirir. Öğretmen kuklayı hareket ettirir. Çocukta aynı hareketleri tekrar etmeye çalışır.
Çocuğa üzerinde çeşitli yüz mimiklerinin resimleri bulunan kartlar verilir. Çocuk her bir kartı alır ve bakarak resimdeki hareketleri yapmaya çalışır.
Öğretmen ve çocuk, duvara asılı bir aynanın karşısına dururlar. Öğretmen dudaklarını çeşitli şekillere sokar. Çocuk aynada gördüğü hareketleri tekrar etmeye çalışır.
Öğretmen ve çocuk karşılıklı otururlar. Öğretmenin yaptığı gülme, kızgınlık, somurtma, sırıtma, öpme gibi yüz hareketlerini çocuk tekrar eder.
AĞIZ KAPATMA ALIŞTIRMALARI
Ağız kapatma, ağzı kapalı olarak durmak, konuşma için önemli bir noktadır. Çünkü bazı çocukların normal duruşlarında ağızları açık kalır. Oysa çocuğun yukarıda anlatılan alıştırmaları yapabilmesi için ağzını kapatmayı bilmesi gerekir. Çocuk ağzı kapalıyken çiğneme yapabiliyorsa dil, çene, dudak fonksiyonlarını daha iyi hissedecektir.
Ağız kapatma işlemini öğretme teknikleri olarak şu maddeler sıralanabilir.
Öğretmen küçük bir kağıt parçasını dudaklarının arasına koyar ve dudaklarının arasında 5-10 saniye kadar tutar. Çocuk öğretmenini izledikten sonra aynı hareketi yapmaya çalışır.
Bir oyuncağa ip bağlanır. Bu tekerleri hareket eden bir oyuncak olarak seçilmelidir. İpin bir ucuna düğme bağlanır. Çocuk düğmeyi dişleri ipe dudakları arasına koyar, dudaklarını sıkıca kapatır. Düğmeyi dudakları ile çekerek oyuncağı hareket ettirmeye çalışır.
AĞIZ ALIŞTIRMALARI
1. Taklit etmek:
Öğretmen çeşitli dudak, dil ve çene hareketleri yapar. Çocuk bu hareketleri tekrar eder.
Dudak alıştırmalarında kullanılan ve çeşitli yüz mimiklerini gösteren kartlar bu alıştırmada da kullanılabilir. Çocuk yüz mimiklerini taklit eder.
Öğretmen bir tabağa reçel veya süt koyar. Çocuktan tabaktakileri yalaması istenir.
2. Yalamak:
Çocuğa dondurma, lolipop gibi şeyler yalattırılmaya çalışılır.
Çocuk derin nefes alır, havayı içine çeker, yanaklarını hava ile şişirmeye çalışır, sonra şiddetle üflemeye çalışır. Bu hareket ile dil öne ve geriye doğru hareket eder. Bu alıştırma arka arkaya tekrar ettirilir.
Çalışmalar sırasında alt çene hiç hareket ettirilmemelidir.
Açık ve net konuşabilmek için çocuğun dilini çok iyi kullanmayı öğrenmesi gerekmektedir.
TEMEL ALIŞTIRMALAR
Aşağıdaki alıştırmalar daha önceki alıştırmalara temel olacaktır.
Dili diş ve dudakları arasından çıkarmak.
Dili içeri çekmek.
Dili ağız içinde sağa sola hareket ettirmek.
Dilin arka kısmını yukarı kaldırmak.
Alıştırmalar yapılırken çocuğa zorlama yapılmamalıdır. Sürekli olarak olumlu ve güzel ilişkiler kurulmalıdır.
EK ALIŞTIRMALAR
1. çeşitli ses refkesleri kullanmak: bağırmak, yutkunmak, hapşırmak, hıçkırmak,
2. ağlar gibi sesler çıkarmak.
3. gülme, sırıtma, somurtma, üfleme hareketleri yapmak,

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with:

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

KEKEMELİK

Kekemelik konuşma engelleri arasında oran itibariyle az olmakla beraber etki bakımından çok önemli yer tutan bir engel türüdür. Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir engeldir.

Kekemelik, seslerin, hecelerin, sözcüklerin söylenmesinde işitilebilir veya sessiz tekrar ve uzatmalar biçiminde sözlü anlatım akıcılığındaki bozukluk olarak tanımlanabilir. Bazen bu bozukluklar konuşma organlarının hareketleri ile ilgili ya da ilgisiz beden hareketleri ile birlikte görülmektedir. Bu bozukluklar sıklıkla heyecan veya gerilim durumlarının ve korkuların, utanma, rahatsızlık gibi özel duyguların belirtisidir.

Kekemelik kız çocuklara oranla erkek çocuklar arasında daha sık görülmektedir. Ayrıca kekemeliğin derecesi de erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla olmakta ve problemin sürekliliği de erkekler aleyhine fazla olmaktadır.

Kekemelik, konuşmada tutukluk, bocalama ve tekrar normal konuşmaya dönüş gibi belirtilerle 3-4 yaşındaki çocuklarda başlayabilir. Asıl kekemelik tablosunun gerçek yerleşimi daha çok 5-6 yaşlarında olur. Sınıfta bir şey okuyacağı sırada kekeleyen çocuk, şarkı söylerken ya da telefonla konuşurken kekelemeyebilir. Çocukların çoğunlukla 2,5 -3,5 yaşları arasında kekelemelerinin nedeni, bu sırada çocuğun özellikle heyecanlıyken düşünce ile dilini birbirine karıştırmasından kaynaklanmaktadır. Sözcük dağarcığı kısıtlı olmasına karşın çok şey söylemek isteyen çocuk, konuşmada zorluk çeker ve sonuç olarak kekeler.
Öğretmene Öneriler:
Konuşma öğrenilen bir beceridir ve konuşma konuştukça gelişen ve pekiştirilen bir beceridir. Öğretmen sınıfta konuşmasıyla iyi bir model olmalıdır.Çocuğa konuşmanın kendi dilek ve duygularını ifade etmeye yarayan bir iletişim aracı olduğu hissettirilmelidir. Çocuk konuşmaya istekli hale getirilmelidir. Düzgün konuştuğunda bunun öğretmeni tarafından fark edilip takdir edildiğini ve her zaman edileceğini bilmelidir. Sınıf içerisinde grup önünde o veya arkadaşları konuşmalarından dolayı sert bir şekilde eleştirilmemelidir. Bu çocukta konuşmaya karşı tepki yaratabilir, korku geliştirmesine neden olabilir. Çocuk konuşurken ilgiyle ve sabırla dinlenmelidir. Nasıl konuştuğuna değil ne anlatmak istediğine yoğunlaşılmalı ve anlaşıldığı hissettirilmelidir. Sosyal uyumu ve kendine olan güveninin gelişimi için ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda kaldırabileceği sorumluluklar verilmelidir. Çocuğun sınıf içinde alay konusu olmaması yada rencide edilmemesi için diğer öğrencilerle uygun bir sırada konuşulmalı ve sınıf içinde ki davranışlarla olumlu örnek olunmalıdır. Ders esnasında söz hakkı öncelikli verilmeli ve beklerken yaşayacağı gerginlik azaltılmalıdır.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with: , ,

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

GECİKMİŞ KONUŞMA
Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.
Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar.

GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ

Gecikmiş konuşma problemi çok değişik şekilde ve değişik derecelerde görülür. Çocuklar normal konuşmaya sahip olmadıkları için çalışmalar daha çok gözlem yoluyla veya çevresindekilerden alınan bilgilere dayanır.

Konuşmaları dikkate alındığında belirtileri; hiç konuşmamaktan, çok zor anlaşılır birkaç kelime söylemeye kadar değişiklik gösterir. Kelime dağarcıklarında eksiklik vardır. “Ben”,”benim” gibi zamirleri kullanmayı 3 yaş civarında bile tam olarak öğrenemezler. Cümle kuramazlar. Jest, mimik ve diğer işaretli hareketleri daha çok kullanırlar. İsteklerini ifade edemezler. Başkalarının konuşmalarına ilgi göstermez ve dinlemezler. Durmadan ses çıkarırlar.

İleri derecede gecikmiş konuşma engeli olan çocuklar kendi istek ve duygularını direkt hareketlerle belli ederler. Kişiye, eşyaya vurmak, itmek gibi fiziki güç ile yapılır. Bu hareketlerinden dolayı kendi yaşıtlarıyla geçinmeleri zordur. Dolayısıyla uyum problemleri de görülür.

Bu çocukların bazıları topluluktan ayrı kalma eğilimindedirler. Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isterler.

Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir.
GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ
Zihinsel engel:2 yaşına kadar çocuğun çıkardığı seslerle zekanın ilişkisi olmamasına karşın, 2 yaşından sonra dil gelişimiyle IQ arasında sıkı bir ilişki olduğu görüşü ağır basmaktadır.

Dil zekaya bağlı olarak gelişir. Zihinsel engelliliği meydana getiren veya zeka gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini de engeller.

Zeka seviyesi tanı ve terapide izlenecek yolun saptanması için önemlidir.
Sağlık durumu: Konuşma gelişim devresinde uzun süren ve ağır geçen hastalıklar çocuğun konuşma gelişimini engeller. Hastalık birinci yaşta olursa etkisi daha çok olabilir. Hasta olan bebeğin “babıldama “ döneminde keyifli ve rahat ses çıkarması beklenemez.Böylece babıldama ile kazanacağı sesleri çıkaramaz. Ayrıca böyle durumlarda çocuk konuşmaya az teşvik edilir, kendini iyi hissetmez ve her istediği önceden yapılır buda çocuğun konuşma ihtiyacı duymamasına neden olur.

İşitme kaybı: Konuşma ses algısına dayandığı için çocuğun işitme engeli konuşma gelişimini etkiler. Doğuştan işitme engelli olanlar özel metotlarla öğretilmedikçe konuşmayı kazanamazlar. Ağır işitenler ise işitme engellerinin iletisel veya sinirsel oluşlarına göre artikülasyon bozukluğundan ses bozukluklarına kadar çeşitli konuşma engeli geliştirirler. Çocuğun işitme durumu tespit edilmelidir. Odiometrik muayene ile bir odiogramının çıkarılmasında fayda vardır.

Motor-koordinasyon güçlüğü: Bazı çocuklar dil, damak, dudak gibi konuşma organlarını kontrolde güçlük çekerler. 5 veya 4 yaşından önce çocuk felci geçirmiş olanların anlaşılır bir konuşma kazanmaları pek enderdir. Damak ve boğaz çevresinde kısmi felç olduğunda yine aynı durum görülebilir. Bu bakımdan nörolojik muayeneyi içine alan tam bir tıbbi muayene gerekmektedir.

Aile ve Çevre Koşulları:Aile ile ilgili nedenlerin başında çocuğun konuşma için gerektiği kadar güdülenmeyişi gelir. Çocuk konuşmanın bir işe yaradığını hissetmezse konuşmayı öğrenmek için kendini zorlamaz. Öğrenmede güdüleme ödül ve ceza ile olur. Ailenin çocuğa konuşmayı öğretmek için ne gibi bir yol izlediğini öğrenmek gerekir. Disiplin daha ağır basıp ödül yetersiz,zamana ve duruma uygun olarak kullanılmıyorsa konuşma gelişimi çok yavaş olur. Hatta bazen hiç gelişmez.

3 yaşından önce konuşmalarında gelişme görülmeyen çocuklarla ilgili olarak yapılan vaka incelemeleri bu çocukların bir yaşından önce tuvalet kontrolü ve kendi kendilerine yemek yemeleri için aşırı zorlanmış olduklarını ortaya çıkarmıştır.

Çocuğun konuşmayı öğrendiği devrede evde iyi, açık ve anlaşılır konuşma örneğine sahip olması önemlidir. Evde birden fazla dilin konuşulması da çocukta dilin algılanmasını güçleştirir.

Duygusal Çatışma: Çocuklar konuşmalarını bir kaza, bir şok veya duygusal çatışma nedeniyle kaybedebilirler. Korkular, heyecanlar, aile hayatındaki büyük değişiklikler, yeni bir kardeşin doğumu gibi durumlar konuşmayı etkiler.

Problemin giderilmesi, çocuğun konuşmasının ilerletilebilmesi için teşhis şarttır. Ne çeşit bir problem olduğu ve ayrıntıları bilinirse terapi sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına karar verilir.

İnceleme doktorlar , psikologlar ve konuşma engeli uzmanları tarafından yapılır. İnceleme raporu hazırlanarak yapılacak çalışmalar belirlenerek aileye bilgi verilir.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with:

Nisan 21st, 2020 by ozelegitimci

DİL VE KONUŞMA YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER
Dil ve Konuşma Güçlüğü: Sözel iletişimde farklı seviye ve biçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizlikler nedeniyle dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlüklerin, bireyin eğitim performansı ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumudur.
Konuşma, hoş olmayan bir sesle ve yaşına uygun olmayan veya anlaşılmayan bir şekilde yapılır, dolayısıyla normalden çok farklılık gösterir ve dikkati konuşana çeker ise genellikle engelli konuşma olarak kabul edilir. Bir başka deyişle konuşma esnasında dinleyenlerin çoğu, çoğu kez ne söylendiğine değil de nasıl söylendiğine dikkat ediyor, çoğu konuşmayı umduklarından farklı buluyor ve konuşan ne söyleyeceğini değil de nasıl söyleyeceğini düşünür veya o endişe içinde olur ise o konuşma, engelli bir konuşma sayılabilir.
Konuşma engelinin türleri
1-Gecikmiş Konuşma
2-Ses Bozukluğu
3-Artikülâsyon Bozukluğu
4-Kekemelik
5-İşitme Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
6-Yarık Damak ve Beyin Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
7-Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları
Konuşma engeli olan birey çocukluktan yetişkinliğe kadar reddedilme, izole edilme (gizlenme), alay edilme ve acımaya karşı devamlı olarak savaşmak zorunda kalacaktır. Bundan dolayı, nedeni organik olan konuşma bozuklukları gerekli tedbir alınmadığında kısa zamanda duygusal problemler haline gelirler.
KONUŞMA ENGELİNİN NEDENLERİ
Çocukla ilgili olan nedenler:
a- Zeka: Konuşma oldukça karmaşık becerilerin belli bir düzen içinde oluşmasını gerektirir. Araştırmalar, zeka geriliğinin konuşma engelinin tek sebebi olarak gösterilemeyeceğini ortaya çıkarmıştır. Zihin kabiliyeti ile dil kabiliyeti arasında olumlu bir ilişki olduğu genellikle kabul edilir. Konuşmayı kazanmadan önce işitme engelli çocuklardan zekaca üstün olanlar, konuşmayı normal ve zihinsel engelli olan işitme engellilere oranla daha erken, daha kolay ve daha iyi kazanabilmektedirler.
b-Sağlık:Ağır ve uzun süren hastalıklar çocuğun her türlü gelişimini yavaşlatır, bazen durdurur. Başta gırtlak iltihabı (larenjit) olmak üzere boğazda yerleşmiş çeşitli mikrobik hastalıklar ve ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar da sesin kısık ve boğuk çıkmasına yol açarak konuşmayı güçleştirir.
c-İşitme:İşitme-konuşma arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Doğuştan işitme engellilerin, özel eğitime tabi tutulmazlarsa konuşmayı öğrenemedikleri bilinen bir gerçektir.
d-Sinir-kas sağlığı ve aralarındaki eşgüdüm:Sinir ve konuşma engelli olduğu zaman çocuklarda konuşma geriliği de görülmektedir.Beyin felci ile engelli olan çocukların konuşma ve ses gelişimlerinde gerilik görülmektedir.
e-Konuşma organları: Diş, dil, damak, boğaz ve ses bantları engelli olduğunda çocuk muhtemelen konuşma güçlüğü çekecektir.
f-Olgunlaşma: Sinir, kas sağlığı ve aralarındaki eş güdüm normal olabilir.fakat motor gelişim yönünden belirli olgunluğa erişemedikçe çocuk konuşamaz. Çocuk çene ve dil kaslarına hakim olup, onları kullanacak düzeye erişmeden sesleri çıkaramaz.
g-Cinsiyet: Kızlarda kekemelik oranı daha azdır. Kızlarda konuşma gelişimi daha erken başlar, daha iyi gelişir ve daha az konuşma engeli görülür.
h-Duygusal durum: Korkunç kazalar, duygusal şok geçirenlerde konuşmanın kaybedildiği görülür. İlk çocukluk devresinde çocuğun karşılaştığı duygusal güçlükler onun konuşma gelişimini etkiler, geciktirebilir.
Çevresel nedenler:
a-Güdüleme, uyarım, teşvik: Çevresinden gelen teşvik sonucu çocuk konuşmaya yönelecektir. Konuşması için uyaranların zengin olması gerekir.
b-Konuşmayı öğretmek için kullanılan metot: Konuşma eğitmeni denen uzmanların amacı çeşitli türden konuşma bozuklukları ya da sorunları olan insanlara yardımcı olmaktır. Küçük bir çocuğa da konuşmayı öğretmek için seçilen metot, konuşmaya teşvik edici olmalı ve dilin doğru kullanılarak konuşmada iyi bir model olunmalıdır.
c-Diğer çevresel nedenler: Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik düzeyi yüksek çocukların; sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan çocuklardan daha fazla kelime hazinesine sahip olduklarını ve konuşmaya daha erken başladıklarını göstermiştir.

Posted in Dil ve Konuşma Yetersizliği Güçlüğü Tagged with: ,